Madde'den Kaçış

 

- Ben geldim.
- Sen de kimsin?
-Ben Zümran. Ya burası neresi?
-Gerçeklik yaşanmaz olduğunda kaçtığın, nefes aldığın yer. Hayal dünyan.
-Seni usandırdım mı?
-Ben usanmam bilirsin sende benim bitmez tükenmez kaynağım var. Ama buraya gelerek her zaman iyilik etmiyorsun kendine. Fazla derin vadilerime dalıp sonra gerçeklikten kopuyor, gerçek hayatla olmasını istediğin hayat da bir olmayınca yaşamak istemiyorsun. Yine kafanda dolaşıp duruyor düşünceler.
-Sence birçok insan davranışı bir kaçış olabilir mi?
-Ne mesela?
-Mesela mutluluk için illa bir ilişki içinde olmayı beklemek. Kendimizi uyuşturduğumuz mutluluk afyonlarından biri olabilir mi; aşk mesela. En zor zamanlarımızda kaçtığımız, acılarımızın dayanılmaz olduğunda oraya kaçıp soluk almak istediğimiz.
- Nefes aldıranla nefesini kesen şeyin aynı şey olması ne tuhaf. Senin gerçeklik algıların değişmiş. Aşkla nefes alamazsın. O bu benim dünyamda geçerli. Deniz gibidir aşk derinlerine daldıkça nefes alman zorlaşır. Buraya çok dalarsan dünyanı yaşanmaz kılarsın.
-Peki biz aleme aşk için gelmedik mi?
-Ah doğru dedin işte. Ama dünya kendine çeker insanı. Oysa bir rüya, bir oyun ve eğlencedir maddeye bakan yönüyle. Mânâ yönü ise uzun bir yolculuk gerektirir. Kılavuzu vardır ama yollar çoktur kolay değildir öyle yolda kalabilmek. Aşkın gerçekliğini tadınca dünyanın çirkin yüzüne dönmek istemezsin. Ya dönsen de yine aşk gözüyle bakarsın her nesneye, hadiseye ve âna. Derin mânâlar bulursun aşkın gözüyle bakınca. En âdi (basit) bir nesnede dâhi bir sanat görebilirsin. Aşkın büyüsü sarınca seni başka şeyi unutursun. Aşık hep sevdiğini düşünür, onu anar, onunla yatar kalkar, onu anmak doyurur karnı gibi ruhunu sanki.
- Aşkı yanlış yerlerde aradığımız için mi bunca acı o zaman?
-Aşkın ne olduğunu yanmadan bilemezdin ki. Dünyada makamlar olduğu gibi ruhlar aleminde de pek çok makam vardır. Bu hayat insana yaşatır öğretir ve en şiddetli acılarda dahi tevekkül edip sabretmeni ister. Bu da kabul makamıdır.
-Peki en ufak bir mutluluk kırıntısında dahi hüşyar olup gözlerinden yaşlar boşanması da normal mi?
-Meşeyi bilir misin? Ya kavak, çamı? Hepsi cinsine göre yanar. Ama bazısı da aleme varlık değiştirir kömür olur. Yanar yanar da elmas olur.
-Elmas kim biz kim...
-Sen insan mahiyetindeki meleklerden öte olma istidatını bilmez misin?
-Bir söz geldi aklıma Mevlana'dan: "Bulutlar ağlamasaydı yeşillikler gülmezdi."
-Benim de bu söz geldi: "Hârabat ehlini hor görme zâkir, virâneye mâlik virâneler vardır."
-Hiç hor görür müyüm, insan ne hazinedir bakmasını bilene, gerçi bazen baksan da göremezsin ondaki hazineyi. Kendi bile göremez ya çoğu zaman. Bilse içindeki ışığı...
-Öyle, mânâ gözüyle bakmak lazım...
-Seninle konuşmak bana iyi geldi biliyor musun?
-Biliyorum. Kendini, mâhiyetini dinleyip ruhunun ufkuna yürümeye ihtiyacı vardır her insanın. Bu da esasında Rabbinle olup, kullardan yalnız kalmanla olur. Yahut her anında O'nu yanında hissetmenle.
-Bu mümkün mü?
-Kalp denen batıne kaç kere döner bilmez misin gün içinde? Onun istikametini ancak duan ile isteyebilirsin. Ve beraberinde niyetin ve gayretinle Allah nasip ederse döner o kalp. Saplanıp kalmasına izin verme kötüde. Kendinin, sana verilenlerin kıymetini bil.
-Bana kelimelerinle sarıldın, biliyor musun?
-Her insanın sevgiye, sarılmaya ihtiyacı vardır. Başıboş değiliz sahibimiz var unutma. Her daim Allah biliyor seni, kalbini, dularını ve yine hatalarını. Kendini sevmekten vazgeçme. Ve pes etme. Kabul makamı kolay değil daha çok var, bu yol ölene kadar. Hz. Hızır ile olan kıssasını bilir misin Hz. Musa'nın Kehf suresindeki?
- Hz. Hızır yolculuğa çıktı Hz. Musa ile, başlarından bir sürü olaylar geçti ancak hikmetini anlamaya muktedir olamayacağını söyledi baştan Hz. Musa'ya.
Dedi ki: “Doğrusu sen benimle asla sabredemezsin."
“İçyüzünü kavrayamadığın şeye nasıl sabredeceksin?”
-Aklıma bu ayet geldi:
"Sizin hayır bildiklerinizde şer, şer bildiklerinizde hayır vardır. Allah bilir, siz bilemezsiniz."
-O zaman bunu da hiç unutma:
"Asra yemin olsun ki, İnsan muhakkak hüsrandadır. Birbirine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna."

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bizi biz yapan yaşantılarımız nişanlarımızdır..

Yeniden Balıkesir

Hayaller de yorulur