Hayaller de yorulur

 

Öyle bir anı hafızam var ki bazen mutlu olduğum anları ziyaret ediyorum. Bu bir kaçış, geçmişle yaşama gibi gelse de dünyam sanki böyle yaşanır kılınıyor. Çocukluğumdaki anlara bile gittiğim oluyor bu genelde bayramlar oluyor bütün aile kuzenler bir aradayken. Sonra kızımı ilk gördüğüm an; defalarca bu an da zihnimde film gibi oynamıştır. Sonra gerek zihnimde gerek rüyalarımda özleyince Balıkesir sokaklarında fakülte bahçesinde geziyor oluyorum. Hayalci olmak böyle bir şey herhalde. Hayatımın en farklı deneyiminde, yalnız başıma kaldığım altı günlük zaman diliminde de farklı rüyalarla zihnim beni rahatlatmış hayallerle sarıp sarmalamıştı. Bir gününde rüyamda yeşillik bir alanda piknik yapıyordum burnuma annemin elmalı kurabiye kokuları geliyordu. Eve döndüğümde annemin elmalı kurabiye yaptığını görünce ağlamıştım. Bir diğer gün de bir roketle uzaya kaçıp tüm o sıkıntılı halden kurtuluyor sevdiklerimle vedalaşıyordum. 😀 Hayaller insanın güzel bir kendini rahatlatma mekanizması. Umut etmesek yaşayamazdık herhalde. Victor Frankl'ın Insanın Anlam Arayışı kitabında da bundan bahsediyordu, kimi zaman geçmişte yaşadığın anlar, kimi zaman sevdiklerin seni hayata bağlar yaşamak için.
Artık yeni hayaller kurmaktan çok korktuğumu fark ettim. Çünkü yeni bir hayal o yönde müthiş bir istekle hırs göstermek demek. Sonucu hayal kırıklığı olacak diye bundan dahi vaz geçmek. Hayalleriniz bile yorulurmuş bunu öğrendim. Artık bir yaprak gibi kendimi Allah'a teslim ettim.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bizi biz yapan yaşantılarımız nişanlarımızdır..

Yeniden Balıkesir