Insan denen muamma

 -Nasılsın?

-Bilmiyorum. Bir tuhaf oldum yine.

-Niye ne oldu ki?

-Ben yaşamayı bilmiyorum herhalde. Sorun burdan kaynaklanıyor hep diyorum kendime.

-Dünya alabildiğine dünyadır. Ona doyulmaz. Sırf dünya için mi yaşamak istersin ki? Sadece her şey görüntü müdür? Maddeler alemi ruhu bunaltır. Sen zannediyor musun ki ruhlar bu kadar madde içinde huzurlu?

- Ben kendi alemimde yaşıyorum sanki. Dünyaya uyduramıyorum kendimi. Içimdeki dünyamı dışarı uydurayım diyorum o da tam uymuyor. Iki arada bocalayıp duruyorum. Hayat da biraz böyle bir şey herhalde. Kimine rahat gözüküyor.

-Sen zannediyor musun dertsiz insan var? Bu dünyada en güzel nimet iman nimetidir. Kalpler Allah'ı anmakla mutmain olur. Bunu bir an aklından çıkarma. Dünyadaki adaletsizliklere bakıp bende niye böyle, diye düşünme. Senin hayatın sana özel ve biricik. Dünyanın geçip giden bir gölgeler diyarı olduğunu anlamadın mı ki bunca kayıptan sonra. Başta zaman bizde kalmıyor o gidiyor elimizden. Sağlık, gençlik, bazen imkanlar...

-Ah araftayız daim.

-Bir lokma bir hırka yaşayabilen dünyasına başka neler sığdırabilmiştir hiç düşündün mü? Iki uç örnek var karşında. Sen seç dünyayı mı istersin ahireti mi? Konanın göçtüğü, bir mevsim olan konaklama diyarında hiçbir şey yeter mi sanıyorsun sonsuzluk melekeleriyle donatılmış insana? Sen neyi talep edersen baştan sona osun. Unutma.

-Kimseyle konuşamaz oldum içimin yangınlarını.

-O biliyor, deyip tevekkül ettikten sonra olanı da olmayanı da geleni de gideni de hikmet nazarıyla kabul etmeli insan. Bu hadise bu insan bu tecrübe bana ne öğretti diye hikmet nazarıyla bakmalı. En başta kendimizi tanırız görürüz geçip giden olaylara sonradan bakınca. Ben de böyle yapmıştım, bu temayüllerim var diyebiliriz. Insanız unutma. 

-Insan, ne muamma...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bizi biz yapan yaşantılarımız nişanlarımızdır..

Yeniden Balıkesir

Hayaller de yorulur