Şifa istemem balından...

 

https://youtu.be/SBDj5RQ82xA

Bu şarkıyı dinleyince aklıma Van'dan Yüksekova'ya yaptığım yolculuklar geldi iki sene boyunca. Dağların arasından suyun kenarından kıvrıla kıvrıla giden yollar, Başkale'de dinlenme yerinde içtiğim acı çay, kimi yolculukta sabahın nurunda fırından aldığımız simitler dumanı tüten... Evet kendi filmim oynuyor yine zihnimde. Hayat yine de güzel be diyorum tecrübe denen şeyi satın alabilir misin? Dostluklarını, yaşantılarını, mutluluklarını, gözyaşlarını satın alabilir misin?
Bir çatı olsun yuva bellerim demiştin herkes çeyiz eşya derdine düşmüş gelinlik modellerinde gezerken, dünyanın neresi olursa olsun bir bavulla giderim sevdiğim insan yanımda olunca... "Yaşamadın sen..." diye bir cümle var ya kimi o gelir aklıma. Kim doyasıya yaşadı ki bu hayatı... Ağzımıza çalınan acı bal gibi dünya ya da içtikçe susuzluğumuzun arttığı tuzlu su gibi...
‌ Türküleri, aşıkların kaleminden sazından çıkanları hep çok sevmişimdir. Çünkü hepsinin kalpten gelen bir yaşanmışlığı, hikayesi vardır. Yaşadığım yeri de hissetmek, anlamak için o zamanlar sarmıştım. "Hoy Memo" türküsü hikayesiyle çok içime dokunmuştu. Ve orada da hayatlar arasındaki uçurumları görünce içim ezilmişti. Insanların umutla baktığı yüzleri hep görmek isteriz severiz değil mi? Şöyle çocukların gözleri parlasın isteriz. Ama orada çaresizliğin, hayata duyulan öfkenin, hayat mücadelesinin, adaletsizliğin acısını görüyordum gözlerde. "Öteki" dediğimiz yanı başımızda. Ekmeğini, yüreğini bölüşeceksin sadece. Bizim meselemiz Yunus Emre'nin dediği gibi: " Biz gelmedik kavga için, bizim işimiz sevgi için. Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldik."
‌ Her insan yaşadığı, doğduğu yere kültüre ait hisseder kendini, oranın havasıyla, sesiyle çiçek açar. Oranın soluklarını herkese duyurmak ister. Ama aidiyeti için suskunluğa ittiğimiz insanların vebalini üzerimizde hissetmemiz gerekir. Önce "insanız", "Türkçe'm benim ses bayrağım" dediğimiz kadar, içimizdeki güzellikleri dalgalandırmak, yaşatmak, tanıtmak herkesin hakkı. O dilin ninnileriyle uyumuş, o dilin hikayeleri anlatılmış, oranın kültürüyle yaşamış, bu bizim zenginliğimizdir. Ne olursak olalım önce "insan"ız ve hürmetimiz insana insanlığa olsun...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bizi biz yapan yaşantılarımız nişanlarımızdır..

Yeniden Balıkesir

Hayaller de yorulur