Sefiller'den yola çıkarak...

 Kendime bir iyilik yapıp Sefiller kitabının Hasan Ali Yücel klasiklerinden iki kalın ciltli halini kitapçıda görür görmez aldım. Bu kendime yıllardır hediye ettiğim en güzel şeydi. 13 yaşımda elime tek cilt hali geçmiş Jan Valjan'ı ve hikayesini büyük hayranlıkla tüm ruhumda hissederek okumuştum, onun Madlen Baba'ya dönüşümünü, hayatına dokunan ve dokunduğu insanlarla, onların dönüşümü hayret uyandırıcıydı. Hayat onu böyle bir yola sevk etmişti geçmişi bir yandan peşini bırakmasa da. Kitaptaki Köpek Javer karakterini hiç unutmamışım. Elime geçen ilk fırsatta kitabı tekrar bu yaşki halet-i ruhiyemle okumak için sabırsızlanıyorum. Ve o zaman kendi ruhumdaki uyanışı hatırlıyorum, bana adalet, iyilik, hayat kavramlarını o yaşımda sorgulatmıştı. Bir ekmek çaldığı için yıllarca kürek mahkumluğuna çarptırılmış, defalarca kaçarak bu süreyi uzatmıştı ve bir gün kaçıp kendine yeni bir hayat kurmuş ancak geçmişi de onun peşinden gelmeyi bırakmamıştı. Romanlarda hep hayatımızdan bir şeyler buluruz. Yazarlar insandaki duyguları çok güzel yakalayıp bize sunar. Hayran olduğum kitaba ve yazara tekrar başlamak umarım iyi gelecektir. 

 Okumak yazmak çok güzel bir terapiymiş hep ertelemiş, yaşamın mayasını kaçırmışım. Yıllardır biriktirdim aldım çoğalttım kitaplarımı. Her şey bir öncelik meselesiydi hakikaten de kimi kıyafet kimi çanak çömlek kimi aksesuar eşya almayı sever. Kendime en çok yakıştırdığım süs okumak, öğrenmek, bunları paylaşmak ve çoğaltmak, hayatıma hayat katmaktı. Ama yeteri kadar bunu yapamadım hayat beni oyaladı takılıp yolda kaldım çoğu zaman. Şimdi tam zamanı diyorum bunun için. Yaşadıklarım kamçılayıp daha da perçinledi okumaya ve yazmaya. 'Insanı anlamak' ile çıktığımız yolculukta hala acemi yolcularız... Herkes tutkusunun peşinden koşmalı, kimse sana inanmasa desteklemese de önce kendin kendine inanmak kendini desteklemek zorundasın bu hayatta. Hem çocukluğumuzu, hem yaralarımızı iyileştirmeli aynı zamanda da üzerimize düşen sorumlulukları hakkıyla yapmaya çalışıp bu dünyaya bir şeyler bırakabilmeliyiz. Ayşe Şasa'nın dediği gibi: "Kıyamet günü yaratıcıya anlamlı ve onurlu bir hikaye anlatabilmeliyim."

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bizi biz yapan yaşantılarımız nişanlarımızdır..

Yeniden Balıkesir

Hayaller de yorulur