Ol'mak
Hayatta yaşadığımız her şey tam olarak kıvamımızı bulabilmemiz için olması gerekenler... Öğreniriz hep; kul olmayı, insan olmayı, kadın olmayı, anne olmayı...Hep mücadelemiz hayat ritmimizi bulup 'ol'mak. Ben hiç kadın olmamışım diyorum çok sonra. Kadın olduğumu bu yaşa erince anlayabiliyorum. Çoğumuz çocuk da olamadık ya yaşadığımız hayatta. Çocuk olamadan büyüdük, yetişkin olamadan evlendik kadın olamadan anne olduk. Hayata atıldık ama hep sonradan farkına vardık. Sorumluluklarımızın altında ezildik kimi zaman. Hep başkaları için yaşamayı düşünürken, kendimizi ötelerken gereken özeni kendimize göstermezken ömür tükettik. 'Ben de varmışım' diyemedik hayat hengamesinde. Gerek hayat şartları, gerek öğrendiğimiz ahlak, fıtratımızdan gelen alışkanlıklar 'gerek yok fazlasını talep etme' dedikçe insanca ve kadınca yaşamayı unuttuk. Dünya ahiret dengesini tutturamadık iftat ve tefrit arası yaşadık. Tüketme ve alma üzerine kurulu bir düzen inşa edilmiş bazımız da bu çarka savrulup gittik çoğu zaman ayak diresek de. Aldıkça mutlu olduk kimimiz vermeyi hepten unuttu. Bir şeylerin yokluğunu başka şeylerle telafi etmeye çalıştık. Dünya hep içine çekerdi ama kaçtıklarımız yine yakalardı bizi en ummadık anlarda.
Kanaat etmeyi de öğrendik sonra hayat öğretir; sana belli şeyler verir ve bunlarla yaşa der. Kırılma noktalarını yakalamak yine kolay değildir gidişatı değiştiren. Bazen ne kadar zorlarsan zorla olmaz kader iç içe geçmiş kompleks bir yapıdır çözemeyiz. "Öldüm" der durur yine de yaşarız. Insan en güçlü, en zor zamanlarından sonra ayağa kalkarmış bu hayatta ve Allah'tan başka gerçek sığınılacak kimsenin olmadığını bu zamanlarda anlarız.
Yorumlar
Yorum Gönder