Kadın

 Kadına yuvasındaki huzuru çok gördünüz. Onu illa bir kalıba sokmak istediniz. Oysa o yerinde, kendi yaptıklarıyla mutluydu. Ona herkes farklı bir misyon yükledi toplumda. Içinde çoğu şeyi yapabilecek güç de vardı kadının. Ama bıraksaydınız anneliğini gönül rahatlığıyla yapsaydı. Bir takdir etseydiniz hep eleştirmek yerine, bir destek olsaydınız. Çocuk sorumluluğu ağır, eş olarak ben de rahatlatayım evladımın büyümesine, gelişimine ben de tanıklık edeyim deseydiniz, bazen bir uyku olurdu destek olduğunuz siz kendi çocuğunuzla oynarken, bazen bir yürüyüş bir nefes olurdu, bazen bir omuz olurdu yaslanılacak bazen bir sıcak tebessüm. Ama bunu çok gördünüz kadına. Kendi yuvasında hep daha fazlası olması gereken, olduğu gibi olunca eksik zayıf görülen, evin bütçesine de illa katkıda bulunması gereken. Nesne gibi baktınız çoğu zaman, onun da bir ruhu olduğunu anlayamadınız. Onun da bir zamanlar küçük bir kız çocuğu olduğunu. Sahi siz çocukları anladınız mı? Sadece huzur istiyorlardı, hayatı hep birlikte el ele temâşa ederken. Hâlâ kadın olduğu yerde, yuvasında huzurlu değil siz hep bir misyon yükledikçe, bencil arzularınıza bir köle gibi muamele edip gereken saygınlığı önce kendi yuvasında vermediğiniz için. Onun başardığı şeyleri hayatta kimseye ispatlamaya ihtiyacı yoktu. Onun eksikliğinde zaten anlardınız neyin onunla tam olduğunu. Bu dünyada kadının kıymetini bilmeyenlere büyük bir boşluk kalacak. O büyük boşlukta yaşayıp gideceksiniz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bizi biz yapan yaşantılarımız nişanlarımızdır..

Yeniden Balıkesir

Hayaller de yorulur