Balıkesir'i Yeniden Yaşamak 24 Ağustos 2020 tarihli

  BALIKESİR'İ YENİDEN YAŞAMAK

‌Önce nereden yola çıkacağını bilmek lazım. Nef'ten çıktın diyelim etrafında simit poğaça çay kokuları yükselecek , fotokopicilerin toner kokuları eşlik edecek yeni başlayan yoluna. Fakülte bahçesinde de içebilirsin ilk çayını veyahut en iyisi mi ben seni Zağnos Paşa Camii'nin ordaki Paşa Çay Bahçesine götüreyim sonra. Yol boyunca yürürken çarşı esnafını tabureler atmış yol önlerinde oturur vaziyette göreceksin . E napalım şehir kaynıyor (?!) Okulun biraz ilerisinde halk kütüphanesini unutmamak lazım bir tatlı huzur alabilirsin. E tabi boş gezmek olmaz şehir demek yollar, kokular, lezzetler mekânlar da demek. Şöyle tantuniciden sana bir tavuk tantuni ayran ısmarlayayım lavaşta. Kesmezse sırf lezzeti için tabi biraz da paran varsa dana etli tantuniden de kıvır bir tane. Belki değişmiştir zamanla mekanlar ama ben sana 2009-2013 ruhunu yaşatıyorum sevgili dost. Benim gözümde gezersin bir kere de olmaz mı? Ben bazen uykumda gezintiye çıkıyorum tekrar tekrar aynı yerlerini ve bazen de çarşısında kayboluyorum. Yolumuza devam edelim neyse saat kulesine gelirken tarihi çeşme nin orda meyve sucuları göreceksin taze sıkılmış meyveler eşliğinde dost muhabbetlerini özlemez olur mu insan ? Karşısındaki Hisar pastanesinin pastalarından yemeden de geçme . Sen böyle yeme odaklı bir gezinti sanma bunu ama sana ruhunu yaşatmam lazım. Sonra cadde üzerinde yürürken hiç girmediğim bir müze önünden geçeceksin müzekartın varsa geç kardeş. Yanında da bir cami minik de olsa kendine has bir kütüphanesi olan bankında oturup soluklanabileceğin bir cami bahçesi. Daha ilerde gidersen Balkes meşhur dondurmacısını göreceksin çok yemesem de bir tane sana ısmarlayayım. Alt tarafta asıl kalbimin sultanı var Zaman höşmerimleri; sade , antep fıstıklı, meyveli, çikolatalı nasıl istersen. Hadi yolumuza devam edelim oraya sonra uğrarız dedene, annenlere, yengenlere giderken götürürsün iki üç kutu. Kuyumcular çarşısı , Hasan baba çarşısı çıkacak daha karşına. İlk günler oranın arkasında balıkçıların arasında şehirde kaybolduğumu sanmıştım. Sonra her bir yerini karışlayacağımı nereden bilebilirdim.

Zağnos Paşa camii'nde gelmişken bir vakit namazını kıl istersen dost kılmazsan sen beni bekle çay bahçesinde ben kılıp geleyim. Oradan çıkınca  Milli Kuvvetler caddesini gezeriz olur mu? Ama daha acele etme yanında bir ara daha var hatırlıyor musun? Anne babanla bir pazar günü yurt eşyası aramaya çıkmıştın hurçlar almıştın. Orada bir de esans satan misk, gül, denizci kokuları satan bir dükkan da olacak oradan misler al kendine. Haydi Milli Kuvvetler caddesine devam edelim;    kolonyacılar, giyim kuşam, pek çok dükkan göreceksin orada. Tabii ki Tuğba Kuruyemiş var çekirdeğine çerezine hayran olduğun. Kpss kursun çıkışı dönerken arkadaşına çerezler götürdün bazen de ayaküstü kahve ikram edilip dinlendiğin yer. Sonra bile kargoyla eve sipariş getirtip gözlerinin dolu dolu olduğu dükkan. Yolun sonuna gidersen eski garaja geliyorsun. Buradan yollar pek çok yere gider. Tren garı hemen dibinde. Atatürk parkı'na da yakınsın orada uzun uzun yaşadığın anıları dostlarla koyu muhabbetleri nereye yazayım. Ilerisinde cumartesi pazarını büyük bir mutlulukla ilk kez kendi evinde geleceğin provasını yaparak pazar market alışverişine çıkmanı... Spor salonunda oralarda senin az kahrını çekmedi oralar. Canının parçasını 30 kilonu bıraktın sen o yollarda. Cumartesi pazarından sonrası mı? O yol Plevne caddesi işte upuzun gider. Sonuna kadar yürüdüm neredeyse bir gün. Yetiştirme yurdu da vardır orada. Hüzünle umudu yoğurmuş kalpler. Çok yoruldun gezerken eski garaja dönelim orada Mega Yıldız lokantasından bir etli çorba ısmarlayayım Balıkesir usulü. Staj dönüşü acıkılan uğranılan yer. Haydi Adnan Menderes bulvarı bizi bekler dümdüz yürü bakalım ama Şeyh Lütfullah hazretleri'nin kabrine de bir dua yolla. Oraları mekan tutan güzel dostlarını da hatırla. Çöp toplayan ablaya para iliştiren dost o. Çok da göremezsin onu hep münzevidir. Sürücü kursunda caddenin ilerisinde Ege Sür. Üç kafadara da selam yolla. Sarıkız heykeli de var arada . Sonra yine geçtim bir Balıkesir ziyareti sonrası o bulvardan gözlerim dolu.
Neyi ne kadar anlatabilirsin ki hayatını nereye sığdırabilirsin, ele avuca sığmayan sen... Bir şehir sana yuva oldu, bir şehir sana özlem, masal oldu, rüya oldu. Şimdi en çok kimin burnunu sızlatır bu şehir? Yeniden gitsen yaşayabilecek misin benim Balıkesir'im diyebilecek misin? Zaman akıp gidiyor avuçlarının içinden kum taneleri gibi. Hayır yakalamaya çalışma yavaşça serp arada anı diye gönlüne. Gönlünün gözünün pasını sil bak güneş doğuyor...


Yorumlar